Yeni Medyanın Gücü ve Gücün Yeni Medyası

Yeni Medyanın Gücü ve Gücün Yeni Medyası

Günümüzde dünyayı şekillendiren kamu diplomasisinin elindeki en önemli araçlardan birisi medyadır. Toplumu ikna görevi yüklenen ve birer aktörlerin görev tanımları ve sınırları belirlenmiş birer fordist enformasyon fabrikasına dönüştürülen medya organları, rıza imalatı aracı olarak kullanılmaktadır. Devlet ile organik veya inorganik bağı bulunan devasa medya şirketlerinin çoğu, kendi ideolojilerini halka anlatmak değil dayatmak amacı taşımaktadır. Bu amacın birer aracı olan medya, son 20 yılda büyük bir hızla hayatımıza giren internet sayesinde bireylerin yaşamının her anına dokunabilme şansı elde etmiştir.

 

Görece bireylerin özgürlük alanını genişleten internetin tam bir özgürlük alanı yarattığını söylemek şimdilik doğru bir yaklaşım olmayacaktır. İnternetin dağıtım ve kontrol hakkının servis sağlayıcılarının kontrolünde olduğunu hesaba katarsak, bu özgürlük alanı, etrafındaki yüksek sermaye-politika duvarlarını henüz yıkamamıştır. İstediği telefona sahip olma, istediği sosyal medya platformlarında hesap oluşturma konusunda sınırsız özgürlüğe sahip olanlar, interneti özgürce kullanabildiklerini düşünebilir. Fakat bu özgürlük heyecanı, kanunlar veya yönetmelikler ile çizilen sınırlardan dışarı sarkmak isteniyorsa ancak anonim kimliklere sığınarak yaşanmak zorunda. Ki bu alan, internetin erişiminin engellenmesi, kısıtlanması veya kapatılması gibi tedbirler ile tamamen çevrimdışı kalabilmektedir.

 

Bugüne kadar radyo, televizyon, gazete, dergi veya herhangi bir klasik medya organının internet kadar kullanıcı sayısına ulaşamadığı düşünüldüğünde, pek çok kısıtlamaya rağmen yeni medyanın, klasik medyayı mezara gömdüğünü söyleyebiliriz. Türkiye’de ve dünyanın pek çok ülkesinde televizyon ekranları ve basılı gazete kağıtları birer prestij vesikasından başka bir anlam ifade etmemektedir.

 

Resmi gazetede yayınlanan ve İnternet üzerinden yapılan Radyo ve TV yayınlarını RTÜK ve BTK’nın denetimine alan düzenlemenin maddelerine göz attığımızda, RTÜK’ün artık televizyonlarda yayınlanan gelin-kaynana programlarını değil, internet ortamında yayınlanan veya henüz yayınlanmamış-izlenmemiş tüm içerikleri kontrol etmek istediğini anlıyoruz. Klasik medya holdingleri sahipliğinin iktidar açısından düzene sokulduğu! gerçeğinden yola çıkarsak, RTÜK’ün geç bile kaldığı bir alanda kendine yeni meşgaleler bulması da kaçınılmazdı. 900 Milyon Dolar’dan fazla bir rakama satılan Doğan Medya ve arızalı mikrofon cızırtısının bile 10 yıldır giderilemediği düşük bütçeli HALK TV’de yaşanan yönetim değişikliğinin rekabet kurumundan ziyade siyasilerin onayından geçirilme ihtiyacını göz önüne alırsak, RTÜK’ü önümüzdeki günlerde yoğun mesailerin beklediği tahminini yürütebiliriz.

RTÜK yönetmeliğinin uygulanmaya başlanması ile birlikte yeni medya platformlarının bu kurallara uymak zorunda kalacağı muhakkak. Fakat sınırları zorlamak internet var olduğu sürece mümkün olacağı için, pek çok internet kullanıcısı, Netflix veya benzeri platformlara başka ülkeler üzerinden abone olup, Netflix’in Türkiye yayınlarını sahte-GPS ile yollarını şimdiden aramaya başlamışlardır bile.

İnternet politikacı ve siyasi partilerin fikirlerini ve propagandalarını pazarlamak için önemli bir mecradır. Klasik medyanın tek yönlü iletişim imkanının aksine karşılıklı iletişim ve etkileşim imkanı sunan yeni medya, politikacılar ve propagandistlere  fikirlerini arzuladıkları hedef kitlesine ulaştırmak için önemli fırsatlar sunmaktadır. 31 Mart ve 23 Haziran yerel seçimlerinde adayların sosyal medya hesaplarını aktif olarak kullanmaları ve propagandalarının sonuçlarını anlık olarak görebilmeleri yeni medyanın kontrolünün önümüzdeki dönemde daha fazla gündeme geleceğinin göstergesi gibiydi. Kimse böyle bir alanı boş ve kontrolsüz bırakmak istemez.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir